31 Ekim 2009 Cumartesi

hah hah hayy çok şükür dostlar

benim de artık bilgisayarım var!

öncelikle dünden önceki akşamı anlatayım size efenim.

ben bütün gün internetteydim tabi, sonra akşam abim geldi, bana bilisayarını ancak 12de vereceğini söyledi. oha dedim çüş saçmalama! ben 11den bi dakka sonra olmaz dedim, o 11 buçuktan önce asla dedi. neticede anlaşamadık o blgisayarını vermedi ben de interneti kullandırmadım. abi nası iğrenç kardeşlik ilişkilerimiz var yalnız yazarken utanıyorum yahu:) neyse.

sonra dün oldu, aslında çok sinirliyim ben çünkü fazla inat ettim 11 buçua ok diyebilirdim diye kendime kızdım.. bunalım takılmak yerine etrafa gülücükler saçtım bütün gün.. akşam abim geldi, bişey sordum ona neydi hatırlamıyorum, sonra böyle sevgi pıtırcığı gibi davrandım falan ama görsen gülersin o kadar yapmacık.. habire evdeki insanlara merhaba diyorum, evdeyiz düşünsene :D ahaha neyse işte abim şaşkın şaşkın bakıyo bana, ben hopluyorum zıplıyorum falan.. "hayırdır lan sen yoksa bi şekilde nete mi girdin, bunalıma girmen lazımdı şimdi senin niye böyle mutlusun?" dedi.. "ah hayır abiyciyim neden bunalıma gireyim ki? ben internet bağımlısı deyilim sonuçta" dedim.. sonra annem abime benim dün ütü yaptığımı kitap okuduğumu falan anlattı.. abim kalktı sarıldı bana :D:D:D "hah, işte böyle ol yaaa sen böyle oldukça ben sana herşeyi alıım bile.. kitap da okumuşsun tüyapa götüreyim seni ödül olarak" dedi.. çok güldüm ama ya :D sonra interneti kullandı işte akşam. gir abiciyim istediğin kadar ya aşkolsun lafı mı olur falan diyorum.. bu aptal aptal bakıyo bana.. baya bi zaman geçti aradan, saat 10 buçuk falandı, "ben de biraz bilgisayarını kullanabilir miyim ihi" dedim. 12ye doğru al dedi. 12ye 2 kala mı ne verdi beni delirtti sonra tabi ama neyse. bugün akşam da geldiğinde baktım bilgisayar almış bana. agucuk :P

bu arada işte dediğim gibi kitap falan okudum ben. ütü yaptım düşünebiliyo musun :P

haa ayrıca bişey diycem saçlara şampuan sürmek çok saçma bişeymiş. ffden tanıştığım bi dilara var, o bişey yazmıştı orda doğal sabun kullandığını falan.. ben de hemen gittim aldım, direk azalttı dökülmesini ya acayip sevindim.. bi de böyle şampuanlar çok sönük bırakıyo saçı.. bende öyle oluyodu yani. sabun öyle mi peki? yoo hiç değil hıh :P neyse:)

hadi görüşürüz. haa bi de bişey daha diycem, artık bilgisayarım da var sorunu da yok çok şükür, son zamanlarda azıcık boşladığım blog okuma ve yorumlama olayımı telafi ediciym. sitem edenlere duyrulur:P pek sevmesem de google reader kullanıcam artık yoksa hakkaten zor oluyo. tamam, görüşürüz o zaman öptüm bye.
Yazının devamını oku

28 Ekim 2009 Çarşamba

canon canım!


saat sabahın 7'si.. kalkmışım, elimi yüzümü yıkamışım minik çapta bi kahvaltı yapmışım.. hazırlanmışım giyinmişim saat 8:50 iken yollara düşmüşüm.. ne için? 10'da 3 adet arkadaşımlan buluşmak için...




saat 10:15 falan.. bidost taksim'de.. metro'dan inmiş, çıkışı bulmaya çalışıyo... derken tam karşısında wc yazısı.. ohh, diyo, işte budur! :Pp




saat 10:19 gibi bişey.. bidost çıkışı bulmuş, taksim meydanında.. arıyor guijarra'sını.. "nerdesin len ben geldim" diyor.. aldığı cevap karşısında sövecek oluyor :P "ya ben geç kalkmışım yoldayım şimdi, sen halid'i ara.. ya da ertan'ı ara o alsın seni.." haydaa!




arıyor bidost ertan'ı, nerdesin hacı diyor.. "burger kingin önündeyim ağaç oldum!" diyor ertan. "burger nerde yaaa ben geldim metronun çıkışındayım daa, gui yoldaymış hala beni sen alcakmışsın bilmiyorum ben buraları:(" diyor..tamam diyor ertan. bi kaç dakika sonra karşıda beliriyor. aynı resimlerindeki ertan. uzaktan bile tanıyorlar birbirlerini, bidost ve ertan.




gidiyorlar tekrardan burger king'in önüne. konuşş diyor ertan, konuş bayan çene! konuşmuyor bidost.. nette ağır abla olamadık, burda olalım diyor..




saat oluyor 10:35.. sağdan biri yaklaşıyor.. bidost sola dönük.. ertan "aha halid galiba gelen" diyor.. doğru.. halid geliyor.. ertanla kanka gibi selamlaşıyor, bidosta ööle soğuk bi selam veriyor.. hain halid! havadan sudan konuşuluyor bir süre, 20 dakikalık yoldan gelecek olan guijarrayı beklerken.. "sen misafir getirmeyeccek miydin?" diyor halid, bidosta.. "hayır yaa ulaşamadım ben ona" diye cevap veriyor bidost, uçandepikten bahsederken..




saat 10:50.. guijarra sonunda teşrif ediyor... halid, ertan ve bidostun ona söyleyecek çok sözü olsa da, hesabı ödeyecek kurbanın o olmasından ötürü, caymasın ve onlara bulaşık yıkattırmasın diye fazla üstüne gitmiyorlar.. fakat çaktırmadan pahalı mekan bulmaya özen gösteriyorlar.. evet, çok gıcıklar!




ay neyse sıkıldım öyle yazmaktan. işte oturduk bi yere, sandviç yicez kız soruyo: "sıcak mı olsun soğuk mu?" ertan diyo: "çay mı?" bak bi de kılıf da hazır.. "ne yaa ays tii getircektir belki?" yürü git ertan yürü git!




sonra işte orda bi kedi vardı, ertanın üstüne atladı sonra da etrafımızdan gitmedi hiç.. bana çok yaklaştı bi ara (yakınlaştık ahaha) ben de bağırarak yerimden kalktım böyle, çok aptal görünüyodum o anlarda. olsun.




bizim halid'in bi afilli fotoğraf makinesi vardı taam mı. getirmiş onu, çıkardı çantasından biz de melül melül bakıyoruz fakirler olaraktan. ertan dedi ki, "halid o d40 mı?" halid sonra çok ezdi ertanı ve onun nezdinde hepimizi :((((((




BU CANON CANIM!!! dedi :((( biz nerden bilelim ki canonu nikonu ama ühühüh:(( çok ezildik yani öyle böyle değil:(




sonra guijarra bi resim çekicekti, kızın azıcık elleri titriyo diye vermedi makinesini:( parkinsonlusun sen dedi, ima etti falan işte :((




sonra bana zor bela verdi, bi resimlerini çektim bunların, aldı baktı, "çekememiş yaa!" dedi :((




şimdi burdan halid'e soruyorum... BİZ İNSAN DEĞİL MİYİİİZ.. dırırırırırım rım rım rım rııımm!




sonra abi sohbet muhabbet derken saat 2 buçuk oldu. ayrılığın vakti geldiii. ama sohbet muhabbet baya iyiydi onu belirteyim öncelikle. bana hiç konuşmuyosun falan dediler ama 3ü de bi an susmadı ki! tamam, diğerleri ertan kadar değildi ama işte ertanın sustuğu zamanlar da onlar atladı falan.. hiç kendimi ifade edemedim:( bidaha görüşmicem onlarla :( :Pp ahaha yok yok çok sevdim hep görüşücem ömür boyu kanka evliliği yapıcaz hepimiz birbirimizle :P o değil de, insanın aynı kafadan arkadaşlar bulabilmesi sevindirici. canlarım benim.




bu arada, resimde gördüğünüz resim, halid'in çektiği bi resimdir... bize laf edip titreğin gıralı oldu kendisi.. tebrikler :D:D:D
(anasayfada gözlerim çok korkunç görünüyodu, ben de şu baştaki hazır resmi koydum. niye o dersen, abimin bilgisayarındayım malum. başka bişey yoktu. hemen laf söyleyeceğine bi anlamaya çalış hıh)
Yazının devamını oku

25 Ekim 2009 Pazar

bilgi mesajı

meraba. siz bu satırları okurken ben nerde olcam kimbilir. ama ben bu satırları yazarken ne durumda yazıyorum, şimdi ondan bahsedicem.

bilgisayarcağızım bi süredir kelek atıyodu bana. böyle açıyodum, kireçlenen çamaşır makinelerinin uçuşa geçtiğinde çıkardığı sesler olur ya, onun 1/18'i kadar ses çıkarıyodu sallanıyodu nerdeyse falan. nitekim bi süre sonra da çatt! diye kapanıveriyodu.

ilk başta sandım ki kirlenmiştir ondandır. açtım temizledim. ama parçalarını tek tek çıkarmadım. neyse, sorun devam etti. sonra bi arkadaşım dedi ki, parçalarını da temizliceksin. fan denilen şeyi çıkarıp onu temizledim, abim ondandır belki dedi ama yine aynı. sonra başka bi arkadaşım power'dandır dedi. abime söyledim, hmm meybii dedi. benim bi önceki bilgisayar hala duruyodu. "biz onun poweri değiştirtmiştik bi, onu deneyelim" dedi.

açtık dün bilgisayarı, çıkardık eskisini, diğer poweri takıcaz. ama o da ne? bi tane kablo eksik onda? Allah Allah, dedi abim. bu olmaz o zaman, dedi. çıkardı geri. yine öncekini taktı, "tamire götürürüz artık bu dursun yine" dedi. ama noldu? bilgisayar çalışmadı. anaa resmen açılmıyo.. "oğlum hadi lan internete gircem ben, ne çayı yok sana çay bilgisayarımı hallet önce, bak bozdun resmen ya oof eksik mi taktın naptın şu kablo niye boşta" diye diye beynini yedim, o da uğraştı kaç saat ama yok. ben de leptopunu kullanacağımı söyledim. mırın kırın etti, bi de nankör dedi bilgisayarımı bozduğunu yüzüne vurduğum için utanmaz:D ama umrumda değil tabi aldım akşam 2 saatliğine. bi de kıl kıl konuşuyo lan, inatlaşıyo benimle.

-vermiyorum bilgisayarını tamire falan, laptopu da vermiyorum hadi bakalım.
-o zaman ben de modemi kullandırmam sana.
-interneti kapattırırım.
-bence sorun yok kapattırabilirsin.

sanıyo ki yalvarcam, ne keko çocuk yahu:) yarın paşa paşa tamir ettircek bilgisayarımı. ama ne zaman gelir bilmiyorum, işte onu diycektim ben de. bu satırları abimin bilgisayarından yazdığımı, bi süre ortalarda olamayacağımı. olurum yalan söyledim, maksat hava olsun. hep özeniyorum çünnkü bi süre ortalarda olamayacakgillere.

bilgisayarım elime geçnce dünkü buluşmayı anlatabilirim sana. ffdeki 3 arkadaşlan görüştük, iyiydi. ayy neyse hadi ben kaçtım aeo kib aro grşrz öpt.
Yazının devamını oku

23 Ekim 2009 Cuma

şapka

bazen (özellikle internette) çingene gibi oluyorum. böyle sanki elimi belime koymuşum da, gözlerimi belertmişim, diğer elim de havada "baazıları daaa çok şöyleböyleee!!!" falan diyorum. halbuki hiç huyum değildir. Allah Allah.

midem yine sonsuz bi boşlukta gibi bu aralar. kahvaltıda kırmız sulu turşu yiyor, ikindileyin ardarda sütlü cici bebe ve pirinç unu maması götürüp, üstüne hala canım sakızlı muhallebi çekebiliyor. o arada gördüğüm kuru incir reçeli de aklımı başımdan alabiliyo, "anne niye kahvaltıya koymuyon bunu yaa" diye çemkirebiliyorum; alacağım "koyuyorum da kapağını açmaya üşeniyosun" cevabını düşünmeden.

yukardaki paragrafa bakınca hayvan gibi yaşadığımı bi kez daha farkediyorum, ama artık çok rahatsız bile olmuyorum bundan. yazık.

bi de yarın sabah ffden ayarttığım 3 tane arkadaşla buluşacağımı anneme nasıl söyliycem bilmiyorum. bi haftada 3 görüşme yapmamıştım hiç. hakkaten.

çok istediğim bişe yok galiba benim hayatta. aslında var da, yok gibi de. çook istemiyorum gibi. nankörlük bu sözlerim. ya bi 5 sene sonra napıyo olucam acaba. biz 4 kuzen böyle bi gün belirlemiştik yıllaar önce. 5 yıl sonra bugün nerde olucaz demiştik. sonra o tarihi kaydetmiştik. her yıl o gün birbirimizi arayıp kritik yapıyoduk. "3 yıl sonra bugün: 2 kuzen evli, biri çocuklu, biri nişanlı, bidost hala bekar" gibi. bi değişmeyen ben kaldım içlerinde. vay anasını.

şu an çok uykum var sevgili günlük. uyumıycam ama yazamıycam da. konu bitti demiyorum da, hehe. hadi görüşürüz.
Yazının devamını oku

u. u. u. a. u. *

birini unutamadığım zaman çok pis saçmalayabilirim. habire ararım mesela, saçma saçma işler yaparım falan. resmen saçmalarım yani.

ama o unutamadığım birini unuttuğumu zannettiğimde daha fena saçmalarım. hala konuşuyosak işte ay ben seni unuttum bile, aa öyle miydin sen, aa gözünün üstünde kaş da varmış hiç farketmemiştim ehe ehe, gibi laflar edebilirim.. sonra pişmanlık tabi.

ama bi de onu unutamadığımı anlamışsam, o zaman çoook daha fazla saçmalarım. bi süre böyle leyla gibi olurum. "tutunacak hiiç birrr dalım kalmaağğmışşş, bir ağaç misaağğliiii kurumuşumm beğğğnn" şarkısını söylerim manen. belki mesaj atarım ona. Allah belanı versinvari şeyler olur. yok tabi bela okumam da, benden beter ol falan diyebilirim. ahaha bela okusam daha iyi yalnız, benden beter olmak ne demek lan :D

neyse, son olarak en çok saçmaladığım döneme geçelim. aslında iyiyimdir, yani özlemiyorumdur malum şahsı ama en ufak bişeyde aklıma gelebiliyodur. yüzümde buruk bir tebessüm (çok romantik bi kızım lafa bak hehe), gözlerim uzaklara dalar gider. bunun hiç değişmeyeceğini anlamışımdır. yani evet artık sevmiyorumdur, çıkıp gelse hadi ordan bile diyebilirimdir ama kalbimde sızısı hala duruyordur, hep de duracaktır (hıck). bidaha kimseyi o kadar sevmeyeceğimin farkındayımdır, zaten bunu istemiyorumdur da. saçmalamak bunun neresinde dersen, işte şurasında: bu dönemde ona biraz benzeyen insanlara karşı salak bi durumum oluşuyo. bi anda sanıyorum ki aşık oldum. sonra hemen anlıyorum olmadığımı gerçi ama, iki gün sonra başka biri çıkınca onda da aynısı oluyo. ha noluyo, bişe olmuyo gidip onlara bişey söylediğim yok tabi de. olsun. kendimi kötü hissediyorum. ahaha şimdi bi düşündüm de aslında komik lan bu durum :D son 2 aya baktığımda kaç kişiden hoşlandığımı sanmışım pes!! (kaç olduğunu sormıycaksın tabi, çünkü saymadım bile bunu öğrenmeye hazır değilim)

yani öyle işte.

(*unutma, unutulanlar unutanları asla unutmazlar) :Pp
Yazının devamını oku

21 Ekim 2009 Çarşamba

buluştuk

öncelikle resim çekilmeyi unuttuğumuz için üçümüzü de kınıyorum. sonralıkla olaya geçiyorum.

sabah bi uyandım, hatırladım ki telefonum şarjda ve kapalıydı. fırladığım gibi yataktan, telefonu açtım. dııt dııt! (yalan söyledim, dumanın şarkısıyla geliyo mesaj) sizi arayan numaralar: sıfırbeşyüz.. ile başlayan bişey. hah dedim bu bizimki. kim bu bizimki?

hemen aradım mesajdaki numarayı.

-alo?
-alo?
-bidost ben godsy.
-heaa nabeer ya?

diye devam eden, ve godsy'nin şahsıma nereye gelebileceğimi soran bir konuşma gerçekleşti. yalnız şöyle bi olay var, ben istanbulda yaşamama rağmen istanbulu bilmem. e adam da ankaralı malum. bu sebepten (evet sadece bu sebepten) serzeniş meraklısını da alak dedik. yoksa biz hiç sevmeyiz onu, hele godsy nefret eder:P hehe şaka şaka, öyle değil tabi ama o olmasa heralde buluşamazdık godsiylen. burdan kendisine teşekkür ediyorum.

sonra işte semeyle konuştuk ettik, bi şekilde buluştuk. buluştuk ama beni yanlarına almadılar hemen :(((( koydular bi kafeye, tam nerdeyse 1 saat beklettiler:(( (tam ve nerdeyse'nin mükemmel uyumu)

neyse işte sonra geldiler, gittik beşiktaşa oturduk muhabbet ettik. ettiler. etti. evet sadece seme konuştu :D:D:D godsy bana sessizsin falan diyip duruyodu ama o da aslında çenesiz değilmiş. halbuki nası geveze duruyo dimi? (yoo bence öyle durmuyodu)

ha bu arada, semenin tipi gizli saklı değil zaten onu anlatmaya gerek yok. ben zaten.. (ney zaten lan, gizli bi insansın sen gizli! :P) ben godsiyi anlatcam en muamma o. tıpkı blogundaki gibi karizma manyak. takım elbise giymek ne demek ya, ne demek sorarım sana? tipimden utandım şerefsizim, sirseeri gibi hissettim kendimi böyle bi ucube, bii şey falan.. ayh..

haa bi de çok gizli saklı bilgilere ulaştım aslında ama şimdilik bunların elimde koz olması açısından yazmıyorum. godsy olsun, serzeniş olsun bana düzgün davransınlar artık diyorum. o derece.

en son işte bunlar beni bineceğim vasıtanın durağına bırakacaklar (gizeme gel), otobüsteyiz, seme dedi ki fotoğraf çekinek mi? godsy de bana sordu (canıım, çok kibar o) ben de oluuuğğr dedim. dediler bloga koyak mı? kafaları kesersek olur dedim. sonra yalan oldu lan, unuttuk resmen:S ühühü:(

aklıma gelenler bu kadar işte. sonra yine bahsederim. ayağınızı denk alın dileklerimi iletiyorum onlara tekrardan:P :)))

AAAA BU ARADA!!! çok iyi çocuklar lan bunlar, abim geçen gün bana mısır almadı diye dert yandıydım, tuttular bana illeeee mısır alalım dediler :)) ben de yok dedim çünkü ağzım falan hep mısır oluyo pis kız oluyorum yerken. godsy beni çirkin bulmasın diye. çirkin buldu da çok çirkin bulmasın diye. çok çirkin buldu da hem çirkin hem pis bulmasın diye. pis bulmamıştır hayır temizim ben hıh:P bye.
Yazının devamını oku

20 Ekim 2009 Salı

bi dost!

-geceyi bilgisayar başında geçirme

-sabahleyin kalk, öğlen olmadan

-o romanı bitir

-diğer kitapları da oku

-dua et

-günde 2 defa yüzünü yıka kremle

-ilacı kullan

-her sabah bi kaşık pekmez ye

-gözlerine buz sür

-pilates yap dicem ama onu yapmıycanı biliyorum

-kaydını yaptır

-kitaplarını al

-ders çalışmaya başla, yumurtayı zorlama

-amphibianla buluş

-yaprak sar ve kübrayı çağır

-ayağını denk al

-bu kadar.
Yazının devamını oku

19 Ekim 2009 Pazartesi

hani bidaha yazmıycaktım? yalancı ben.

duramıyorum abimi yazmadan napıyım? manyağın teki çünkü dayanamıyorum.

bugün çıktık bununla ayakkabı alıcaz. otobüste bi tanıdığını gördü hemen gitti yanına muhabbet ediyolar falan, beni tanımazlıktan geliyo herif.. bilmesem benden utanıyo diycem, ama biliyorum. bildiğin ne diye sor? sormasan da söyliycem ama: adam arkadaşlarını benimle konuşturmuyo aşık olucam sanıyo yicem onları sanıyo, böyle garip bi adam :D

işte incez otobüsten, ben uyumuşum o arada:P bi açtım gözümü, abim kapının önünde bana bakıyo işaret ediyo gel diye, arkadaşı yok ortada. ne olmuş? şöyle ki, arkadaşı hala beni farketmemiş, beraber inecekler sanmış, ki beraber inecekmişiz zaten, ama o arada soför kapıyı kapatmış ve adam dışarda abim içerde kalmış ahaha:D adam buna dışarda bakıp acı acı gülümsedi, geçti gitti:P

sonra indik otobüsten, bi alışveriş merkezine giricez işte. kapıda abim birine ıslık çaldı, haydaa 2 tane cillop gitti yanlarına konuştu, ben yine uzaktayım:D çocuğun biri çok komikti bu arada. abim diyo ki "olum senin işin haazır okulu askerliği hallet *** pazarlıycaksın". çocuğun verdiği cevap "oo valla acayip pazarlarım abi" ahaha:D he işte sonra girdik içeri, dedim hacı bunlar kim? dedi işte o çocukla çalışcam ben okulu bitsin, çok iyi çocuk nası öyle dimi? ben de dedim, evet ya çok da tatlı maşşallah:Pp önce bi sert bakış attı, sonra nasılsa senden küçük dedi :( nereli dedim, erzurum dedi.. ooowww dedim, oow ow ow o zaman tamamdır;) severiim erzurumluları baya. he bi de dedi ki, lan bu çocuk seni benim manita sanmasın? "abiciyim, yüzümü gördüyse zaten sanmamıştır endişe etme, bu kız nasılsa buna bakmaz demiştir" dedim. abim de "yok yüzünü gördüyse zaten ikimizin de gözaltı mor diye kardeş olduğumuzu anlamıştır nihaha" dedi. işte öyle.

haa şeyi anlatcam, işte girdik bi ayakkabıcıya indirim vardı orda taam mı. bi ayakkabı baktık, bayaaa baya uygundu ama şaşılacak kadar yani. deniyo ayakkabıyı, önce soruyo güzel duruyo mu şu mu bu mu diye, sora diyo ki "amaan ne düşünüyorum ya bu fiyata bulmuşum, giymezsen bile al 50'ye okut" :D sonra koyduk kutuya, kasaya gidicez, "şş kızım çaktırma ha alırlar elimizden falan, pahalı almışız gibi yap" diyo, bi yandan da bağıra bağıra "oo çok pahalıymış canım, hakkaten ya çok pahalı evet evet" diyo.. off dedim abi of :D

bi gün de böyle geçti :P eve gelince maçı izlemeye koyulduk, ama fenerin maçını. biz abimle hep gs gol atınca falan tezahürat yaparız, o NONDAAAAA diye bağırır, ben ŞABANİİİİİ diye mesela. sonra işte julyo sezar (yazılışa bak:D) ilk golü attı, sevindik falan ben julyoooo diye bağırdım, bu anlamadı cevap vermedi bana. ben de küstüm, "sen bana cevap vermedin bidaha abdulkader dediğinde keitaa demiycem hıh" dedim. "haa pardon ya, neyse bidahaki golde yaparız nasılsa;)" dedi, şakkadanak gol olmasın mı? :))) fenerli kardeşlerime sevgiler yolluyorum burdan :D

bitti.
Yazının devamını oku

16 Ekim 2009 Cuma

anneye çemkirişin şema ile gösterimi


işte resimdeki gibi oturuyoduk biz abimle. annem de resimdeki yerde ayakta dineliyodu. şabaniye'yi izliyoruz. çok gülüyoruz. ben bi de komik bişey izlerken ya da dinlerken falan yanımdakine bakar gülerim. espri anlarında tabi, yani komikse bu anı birlikte paylaşalım manasında. annem görüldüğü üzre tam ortamızda olduğu için abime bakıp gülemiyordum, boş bulundum bi an, "ya anne çekilsene önümden" dedim. kadın hemen bi adım geri çekildi, sorgulamadan, her çemkirmemde olduğu gibi. sonra dedi:

-televizyonu mu göremiyosun ki, niye çekiliyorum ben??
-abime bakıp gülemiyorum ondan dedim.

bunu derken arsız arsız ve fakat rezil olmanın verdiği utanç ile sırıtsam da, artık çok geçti. bazen saçmalıyorum.
Yazının devamını oku

14 Ekim 2009 Çarşamba

karman ve çorman

***internet explorer'de blogumun görüntüsü, memedali erbilin ebesine benziyo :S oha dedim resmen, oha yani.. kullanmayın onu abi ya.

***terasımıza vahşi bi kuş dadandı. cama çarpıp duruyo, çatıda hopluyo zıplıyo falan.. görüntüsü hakkında fikir sahibi değilim. bi defa çamaşır askısının altına girmiş angut, çamaşırlara dolanmış çıkmaya çalışıyodu, çırpındığını gördüm ama etrafı eteklerle falan bezendiği için göremedim. nasip kısmet.

***bazen mesela bişey oluyo, biri aklını kurcalıyo, düşünüyosun şöyle olsa böyle olsa diye.. ama olmıycak bunlar biliyosun da. hatta 2 ay sonra adını zor hatırlıycaksın belki. bunu farketmek garip oluyo mesela, söyliyim dedim.

***güven konusunda baya sorunluyum :S bazılarına hemen güveniyorum, hemen ama direk yani. bi zaafım var benim (onu söylemicem tabi), o konuda tek laf etse ayyy canım falan oluyorum böyle bi salaklıklar bi şeyler. ama güvenmiyomuş gibi yapıyorum aynı zamanda. ama güvenmediklerime de güvenmiş gibi yapıyorum. bilinçli bişey de değil bu, niye öyle anlamadım:D

***o değil de ben sanırım mutlu olamıycam. çünkü neden? çünkü kaçan kovalanır gibi saçma bi kural var dünyada. ben bunu yapamam ki olum, tabiatıma aykırı. ama yapmazsan da sıkılıp kaçıyolar:P hayır ama ben anlamıyorum da bu olayı. ya da neyse bunu yazmama kararı aldım şu an.

***biz ilkokuldaydık, sınıf arkadaşlarımız silgi kalemtraş falan isterdi, "var ama veremem" derdik. hem cimri, bi yandan da dürüstüz ama. yok desek yalan. veremeyiz de arkadaşımız yiycek kalemtraşı çünkü. var ama veremem evet.

***ya bi de bazen şey oluyo. bişey yazıcak oluyorum buraya, acaba daha önce yazmış mıydım diye aklıma takılıyo. etiketleme olayını düzgün yapsam böyle olmazdı ama onu da yapmıyorum. işte kafam karışıyo sonra.

***annem: ya ezanı kaç gündür bakkalın çırağı okuyo, eczacı kız da şikayet ediyodu Allah affetsin ama ne kötü okuyo diye..
ben: ay evet çok kötü okuyo yaa.
abim: ayaklarım mı kokuyo? saçmalama bidost benim ayağım kokmaz..
ben: muhahajajfhmfggjh
abim: öyle demediğini biliyodum, gül diye yaptım.
ben: hea hea..
Yazının devamını oku

biz eskiden ptt yoluyla mektup da yollardık

(2003 yılında kuzene gönderilen mektubun müsveddesi bulunmuş, isimler dışında aynen aktarılmaktadır...) (ama parantez içleri bilgi vermek için eklenmiştir ha ona göre) (yok vazgeçtim parantezli açıklama yapmıcam yıldız (*) koyucam aşağıya eklicem:P)

"Selam Leylam,

Yani varya, aşkolsun! Ne demek "bu mektupları yazın görücem"? Herhalde mektupları attığımı veya kaybettiğimi falan düşünmüyorsun! Yoksa delerim kzım beyniniiii!!! İnşallah anan hatın* bunu da okuyamaz ve çıldırır.** Ayy, ne kadar kötüyüm yaa.... Ama ben böyle değildim, köyden gelince böyle oldum. Neden acaba??? Neyse, nedenini sen benden iyi bilirsin.*** Bu arada sana şöyle bir müjde vereyim, annem farketmedi bile, ayrıca farketse de sormazdı herhalde. Haa, başsağlığın için teşekkürler.**** Kızım sen benim takmadığımı nerden biliyorsun ki? Herhalde bütün gün ağlayacak değildim, ki zaten senin de bildiğin gibi yapım da öyle değil ki benim... Çocuklarla evcilik oynama mevzusunu da şöyle anlatayım.***** Birincisi aynı gün değildi. İkincisi Mehmet gelmiş yapışmış bana, Fatma da çocukların yanında duruyo, ben gidip kocaman kadınların yanında oturmayacaktım herhalde yani... Bu arada* sana bir konuda çok kırgınım Leyla, söylemeden geçemiycem. (Sevgi'ye de anlattım) Sen Sevgi'nin manzara resimli kartına** takmışsın ama Fatmaya gönderdiğin mektubu okudum hanfendi!!! Demek laf aranızda, en güzel kağıtları fatmaya gönderiyorsun ha! Ben sana mektup gönderirken hiç 2 tane aynı kağıdı bile göndermedim. Yani o kadar dikkat ediyorum, sende gidip böyle diyorsun... Ayıp ettin Leyla hanım. Hadi diğer laflarını duyuyorum***, bişey demiyorum (kırıldığım halde) ama, bunu söylemeden duramadım. Sana elimdeki en kötü kağıdı ve kartı gönderecektim ama yine yapmıyorum. Neyse, mektubumu bitiriyorum. En kısa zamanda cevap bekliyorum senden. Bütün herşeye ayrıntılı ayrıntılı cevaplarını yaz. Yeni şeyler de yaz tabi. Hadi şimdilik eyvallah!"



*(annen hanım demek)
**(halam mektuuplarımıza el koyup okurdu)
***(emin değilim ama bi yaz halamla kavga etmiştim, ondan olabilir hatırlamıyorum)
****(dayım ölmüştü)
*****(annemler cenazeye adanaya gittiğinde biz amcamlarda kalmıştık, ben de nası bi öküzsem amcamın torunlarıyla oyun oynamışım :S)
*(aha burası bomba)
**(sevgiye gönderdiğim kartı kıskanmış)
***(ne duyduysam artık, artislik yapıyorum:)
Yazının devamını oku

13 Ekim 2009 Salı

birinci yılın yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlanıyor blogcan!

hey blog! can blog! olum doğum günün kutlu olsun lan, allem ettin kallem ettin 365 gün 6 saati doldurdun:) helal olsun sana emi..

şimdi napalım? bi geçmişe bakalım.. uzunca anlatalım, kimse de şikayet etmesin, hep kısa yazıyoduk bi kerelik katlansınlar..

geçen yılın temmuz ayıydı. arkadaşın biri pucca'nın linkini verdi. son yazısı sarhoş'tu. okudum, bu ne len dedim. daha önce hiç blog mlog bildiğim yoktu, deli mi bu kız burda yazıyo bunları diye düşündüm. garip geldi, tuttum ben de 2-3 günde bütün arşivi okudum :P

2 arkadaşım daha okuyormuş puccayı, onlarla dedikodusunu yapardık yeni yazı girilince. hatta birinin blogu da vardı. hala da var. bi o, bi de ilk puccayı oku diyen arkadaş bi kaç kez sen de blog aç dediler, yok artık dedim. yazıcak bişey yok ki ne yazıyım? bi de o zamanlar çok sıkıntılıydım ben. eşşekle durumlar kötüydü falan. ama nerden estiyse başladım bi gün aniden. ilk yazılar zaten çok kötüdür hep bunalımdır benim. hatta öyle aptaldım ki, bi yazıda gülen surat falan koymuşum bi kaç yerde, altına da not düşmüşüm çok güldüm kusura bakma aslında böyle değilim diye :D

ilk izlemeye aldığım blog rahatyazardı, çok ilginç dimi :P bence ilginç. sonra pinkzorro ve kelebekmisali (şimdiki adıyla maça kızı) bana yorum atmıştı, ben de girip bloglarına bakmıştım, kenarda linkimi görünce "eneee" olmuştum:) onlardı bi sonraki izlemeye aldıklarım.. sonra olaylar gelişti tabi:P

bu 1 sene içinde ben 2 tane kankamdan ayrıldım, onların yerine yenilerini bulamadım tabi ama çok manyak insanlar tanıdım.

yine bu geçen 1 senede -eşşek dışında- 5 kişiden hoşlandım. sadece biriyle 1 ay görüştüm, diğerleri aşkıma karşılık vermedi:P evet ayran gönüllüyüm nolmuş? hepsiyle çıkmadıktan sonra bi zararı olmadığını düşünüyorum.

ayrıca bu 1 sene içerisinde bi çoook kişiyle kavga ettim, 5 tanesine blog vasıtasıyla giydirdim.

tam 401 tane yazı yazdım, çoğunda eğlendim, ayda ortalama 5 yazıda (salladım ama öyledir bence) bunalıma girdim çıktım, yarısından fazlasında lanlı lunlu konuştum, yarısına yakınında tribüne oynadım, çok azını sonradan okuduğumda beğendim, çoğunu da zaten okuyamadım..

3 blogdan "gel bizle de yaz" teklifi aldım, üçüne de olur dedim.

mütevelli heyeti, evde kendimiz ve malın gözü'nden en çenesiz yorumcu ödülü aldım :D

100'den fazla, 150'den az blogu izlemeye aldım.

eşşeği 10-15 kez unuttum dedim, 10-13 kez yanıldığımı yazdım.

çoğu zaman annemi şikayet ettim. azı zaman ablam ve abimi. babamı pek şikayet etmedim. baba-kız arasına blogcu girsin istemedim:P

ve bu 1 sene içerisinde ne yazık ki boyum uzamadı hiç:( kilo da alıp vermedim sanıyorum. gerekli bilgiler bunlar dimi :D

bazı yorumlara çok kızdım, bazılarına çok güldüm, bazılarına çok sevindim.

amphibian, sami hazinses, efsa, renovation, cherry mei chan, insan bünyesi, selin, canan ve melankolik deli namlı blogcularla yüzyüze tanıştım.

kah güldüm, kah hüzünlendim, kah coştum, kah duruldum.. derken 1 seneyi yedim işte:) nice senelere desem mi bilemedim, herkes memnunsa halinden nice senelere olsun:P

bu yazı da burda bitsin.
Yazının devamını oku

12 Ekim 2009 Pazartesi

mor menekşeli ace

benim çok büyük hatalarım oldu. çok yanlış şeyler yaptım ben. çok pişman oldum. telafi ettim sonra belki, affını diledim, belki affedildim de.. ama hiç olmamış gibi olmuyor sonra, değil mi? olmuyor. kirli gibiyim. pis gibi. unutsam da unutulmuyor. her görüşümde, her aklımdan geçişinde yine saplanıyor. başımdan aşağı mor menekşeli ace dökesim geliyor. ama kirlenen içim. o zaman içesim geliyo mor menekşeli ace'yi, o da yemiyor. hem içsem de beynimden silinmiyor. o zaman hem içip hem de başaşağı durasım geliyor.

hmm.
Yazının devamını oku

11 Ekim 2009 Pazar

düğün salonları çok sofistike mekanlar açıkçası

selam.

öncelikle elimin hamuruyla bi tespit yaparak başlıycam yazıma. bazı mesleklerin insanları garip davranıyo, ezik gibi demiyim de yani bişey demiyim de olayı söyliyim sen anla. mesela taksiciler, mesela tezgahtarlar. bugün taksiyle bi düğüne gittik biz, babam kadar olmasa da annem yaşında olduğunu tahmin ettiğim amca, abimle konuşurken abi diye hitap etti sürekli. genelde böyle oluyo anlamıyorum neden.

düğüne geçelim.

gittik salona, görevli adam kapıda sordu: "malatya düğünü mü, trakya düğünü mü?"

malatyayı seçerek girdik içeri.

diye böyle devam ederek her olayı anlatmak ne hoş olurdu dimi? ama tabi ki yapmıycam.

2 tane pişti durumu vardı düğünde. ikizimkuzenim eski nişanlısıyla pişti oldu, amcam sağolsun kızı çiviledi yanına, kalkmıcaksın sakın burdan dedi. tuvalete bile abisinin nezaretinde gittik :D salak heerif, sanki çok biliyomuş gibi bi de kalktı halay çekti. salak herif ikizimin abisi değil ha nişanlısı.

neyse diğer pişti olayı da benim 6 sene önceki yavuklumlaydı. ben görmedim ilk başta, düğünü yarıladık ikizim görmüş. "ahaha benle dalga geçiyodun eski aşkın burda diye, arkana bak salak" dedi. çaktırmadan bakmaya çalıştım da göremedim. çıkarken gördüm bi tek. yoo, bişey olmadı tabi ki. (5 sene ayrılığın ardından bana evlenme teklif etmişti kendisi, geçen yaz.)

bu arada damat da halay çekmeye çalıştı, ama bilmediği için acayip komik bi görüntü oluşturdu. öyle böyle değildi ama şöyle komikti. ha bi de biz ikizimle parmaklarımızı ayakmış gibi farzederek halay çektik masada, ben dedim vidyoya çekelim bunu diye, bloguma koycaktım, ama o kabul etmedi. prensipte anlaşamadık çok para istedi. yürü git dedim.

hmm başka başkaa.. AAA! potuşumu gördüm ben bugün olumm:) çok tatlı bi çocuk oluyo gitgide, zaten harbiden tatlıydı bebekliği falan. ama genelde güzel bebekler çirkinleşiyo büyüdükçe. bu öyle dğil, cillop gibi olup çıkıcak kızlar kapıcak aşkımı ühühü:( annesini her görüşümde kaynanacım diyip elini öpmeye kalkıyorum ben bunun. ay neyse konu kaynanam değil potuşum. ahah çok komikti bu eşşek:D ikizim bunun halası oluyo, geldi yanına "hala 1 liran var mı yaa" dedi, ikizim de beni bi öpersen veririm dedi. sonra ben de atladım "beni de öperse ama dimi, o şartla dimi dimi?" dedim. ikizim de evet bidostu da öp, o da seni öpsün dedi. artislik yapıyo potuş pis pis sırıtıyo, "ne gerek var yeaa" diyo:)) sonra çocukla işimiz bitti, ikizim buna "ama bi liram yok ki kemal?" dedi :D:D kemal bunun yüzünü ittirdi eliyle "git bee" dedi çok bozuldu :D ahaha iki saat güldüm haline :D

haa bi de şey oldu:D düğün başlarken dua yaptılar önce, o esnada ikizim ablasına bişe dicekti, benim ablama baktı, hani dürt bana baksın diye. ablam bunu susturdu, eliyle işaret yaptı sus da duayı dinle diyo :D ikziim bozuldu bu sefer de:P bi ben bozulmadım zaten düğünde ne bozuk düğünmüş.

kafam dağıldı benim yaa. çok eğlenmiştim bir hışımla yazcaktım bunları ama msne sohbete daldım hüzünlendim falan beyle bi garip oldum. neyse arık buraya kadar okuyabildiysen sağol görüşürüz.
Yazının devamını oku

09 Ekim 2009 Cuma

şimdi bak..

yani kusura bakma ama, gerizekalıya benziyosun. evet öyle.

basitlik hat safhada, insan biraz farklı olur biraz anormal olur..

hep mi aynı şeyler olur yarabbim, herkes mi aynı şeye aynı tepkiyi verir, yok artık ama ya.

abi bunlar iğrenç geliyo bana kusura bakma da kusarım üstüne yani. öf çok iğrençsin yahu!

git ne halt yersen ye o zaman ne diyim yani?

ayrıca; doğum gününde aramadığım aptal kuzenim beni aradı bugün, "senin de ikizinden bi farkın yokmş *******" dedi ve suratıma kapattı telefonu.. (artık alenen yazmıyoz anla sen de, küfür var orda, küfretti bana salak!) çok sinirlendim çok! geri aramadım ama onu, öyle beklemiştir .. saygsız ya.

ama o değil de, bana şak diye gösterdiği için Allah'a şükredebilirim. evet, saçmalamayıp sinirlenmeyip bunu yapmalıyım.

görüşürüz.
Yazının devamını oku

08 Ekim 2009 Perşembe

sinirli değilken sinirliymiş gibi davranma hali üzerine mülahazalar

selam. saçlarım ıslakken bi yere gitmekten nefret ediyorum. bunun için daha erken kalkablirdin diyen olursa hak veririm ama can havliyle kabalaşabilirim de. sence de gerek yok değil mi?

onun haricinde, yol tarif etme özürlü bi insanım. şurdan dön şuraya gir derken bile, böyle feci bi kasılma, kızarma, ıh mıh durumları olur. ee ne alaka diyeceksen, söyliyim.

bizim bu tarafa taşınan bi akraba yarın bize gelcekmiş. ben uyurken aramış, kalkınca arayıp yolu tarif etmemi istemiş. YA BANANE BE! akşam babam arasın etsin banane! hof.

hatta bugün gelcekti evde yoğuz deyu yarın demiş. sinir oluyorum 1-2 gün önceden aramayanlara. belki uykum var belki işim var ne biliyosun?

çok sinirli değilim aslında be niye böyle celallendiysem. "bazen kendimi anlayamıyorooom :((((((" ...
Yazının devamını oku

potuş

çocukları çok sevmem normalde. şımarıksa hele bitmiştir.

buraya kadar tamam zaten biliyoruz bunu. sonrasına geçelim.

günlerden bir gün, yıllardan 2004 olmalı. amcamın oğlu geldi bize ailesiyle. bebeği var, 6-7 aylık falan. bu durmuyodu oturunca, ben de aldım kucağıma, terasta bi o yana bi bu yana dolanıyorum maksat kucakta dursun.. sessiz sessiz duruyo bu da..

bi kaç dakka, hatta baya bi zaman geçti, suratına bakiyim şunun bi dedim, amanın!

çocuk bana yaslanıp uyumuş yaa:) ee ne var bunda deme, acayip bi duygu olum o, böyle .. anlatamıyorum yani o kadar güzel ki:)

ıssırırım lan ben bunu, yerim yutarım falan diyosun, öyle güzel..

o günden beri dünya üzerinde en sevdiğim çocuk o çocuk oldu, beni tanımaya başladığını farkettiğimde sanki çocukluk aşkımdan evlenme teklifi almış kadar sevinmiştim.. adımı öğrendiğinde falan.. hala dediğinde.. yürüdüğünü ilk gördüğümde çığlık atmıştım:))

ilk tanıdığı anı anlatıyım bak. ben buna gassraylı terlik almıştım, küçüktü ama baya yani konuşma falan yoktu daha. geç konuştu zaten. (ama 9 aylıkken yürüdü hıh! maşşallah de!) sonra onlara gittik, beni gördü, hararetli hararetli bişe anlataya çalışıyo.. lololo falan diyo, ben de anlamıyom ne diyo lan bu dedim anasına, o da güldü. sonra terliklerini aldı getirdi potuş, bi terliği gösteriyo bi beni, lololo diyo bi yandan da, laylaylaylaylaylaylaylaylaaaay ooo cimbombom anlamında :D:D ahaha çok gülmüştüm, uçmuştum mutluluktan:D heralde diyodum, bi gün çocuğum olursa ancak mustafakemali sevdiğim kadar severim, fazlası olmaz..:)

nerden esti şimdi tabi? şurdan: kemalin ailesiyle görüşmüyo babam artık. hiç gidip gelmiyoruz. çok özlüyorum. aslında çok şımarık bişey oldu çıktı, başka bi çocuk olsaydı o, zerre kadar sevmezdim. ama evladım sanki lan, göbeğimiz bir kesilmiş gibi :P abim onun kirvesiydi mesela, o bie bazen off çok şımarık bişe öğğ falan diyo ama benim zoruma gidiyo. demesinler banane! onu sevmeyen ölmesin ama olmasın öyle biri.. hem çok da tatlı, boncuk boncuk kara gözlü:) şap dudaklı, tombul yanaklı, kepçe kulaklı, kocaman kirpikli benim potuşum.

özledim işte onu diycektim, bu yazı burada biter ve ben çekip giderim :(
Yazının devamını oku

07 Ekim 2009 Çarşamba

Türk cümle yapısının içine ettik. Hep ediyoruz bunu.

[...]

-Bu yuzden canim ortak guleryuzum ondan ve huznum bundandir.. Ama yaniliyor olabilirim nede olsa yas henuz 24 yolun yarisi bile degil pratikte..

-ortak acayip anlatmışsın. kaldım böyle şöyle öyle. bidaha niye hüzünlüsün dersem top olayım. ya da olmayayım bilmiyorum, Allah bilir hayırlısı olsun

-kalirsin tabi ortak benim de hislerimin oldugu bilmem hic aklina gelmismiydi? boyle top mop diyince sana onceden de soyledigim bi sozu hatirlatma ihtiyaci hissettim nedense; ortak seni oyle bi severimki ugrasamassin toplarlan moplarlan. ama sarki da bi baskaydi..

-ortak çok duygusal bi hüzünlüydü bu şarkı

-olur mu ortak ben horon tepiyorum bu sarkiyla dunden beri

-sen dalga geç anca ortak, eşşek ortak

-esseklik baki ortak beni boyle sev ya terk et

-severim semem sanane ortak, elifin derdi seni mi yerdi karışma ortak. adaletime dokunma ortak

-memedin fendi elifi yendi o zaman ortak. ama ben elif olsam ne biliyim memedi severdim gibime geliyor

-ben elif olarak memedi seviyorum şahsen ortak ama her elif her memedi sevicek diye bi kaide olmadığı gibi, bunun memedi hiç ilgilendirmeyeceği de gün gibi ortada

-hic ilgilendirmeyecegi falan cok beklersin ortak.. mesela bir memet bir elif icin daglari deler yol yaparim yar. gok kubbeyi yerlere calarim yaar. canim iste canim bile sana gurban yaar. baris mancoyu ayri bi severim bu arada.

-bazen delirdiğin de hepimizin malumu ortak, ama çok güzel deliriyosun yakışıyo kerataya. maşallah pek de sevimliymiş agucuk gugucuk

-alla beni pulla beni ortak

-ışığın sönmesin yıldızın parlasın ortak

-isik isik dedigin nedir ki gulum ben senin icin yildizi goze almisim ortak

-ortak hayranınım fan sayfası falan açmak istiyorum sana

-yeni bi sayfa acalim diyosun.. ohom ben hazirim ortak kasina gurban

-ya dalga geçme kaşımla yeter ama. kaldırcam o resmi de

-ortak o resmi kaldirdigin gun ben huzunlenirim bu durumda senin top olma ihtimalin var. gerenk yok yani.

-sen çok manyaksın ama

-bir elif bir memede sen cok manyaksin ama dedigi zaman bir memet bir elifi dover sevmekten

-öyle sevgi olmaz olsun ortak

-kiyamam ortak sen neden bahsediyosun. kendine gel lutfen..

-kendime gelcektim evde yokmuş ortak.

-ortak sacmalak sana ayri bi hava katiyo bilmem bunu daha once hickimse soylemismiydi sana

-ortak beni şımartıyor olduğun kadar küstahsın da

-seni simartmakta bana ayri bi kustahlik kattigini hissettim suan nedense

-memet bu muhabbetten milleti mahrum etmeye hakkımız olmamalı

-simdi memet mi olduk. kulaklarima inanamiyorum

-yeni mi memet oldun, ilk defa mı oluyo?

-o senin elifligin bi kere. ama kiz olsam ve ismimi berna sukufe falan koymus olsalardi bile ismimi elif olarak degistirirdim ortak. buna ne diceksiniz hakim bey

-çok memnun olmadım desem yalan olur ve ben yalanı zorda kalmadıkça söylemediğimi daha önce şu tarihte belirtmiştim ortak.

-yalani sevmem yilani da sevmem.. ama seni severim ortak. bilmem daha acik nasil konusabilirim.

-beni bu halimle kabul ettiğin için sana saçımı süpürge etmek isterdim ama dökülüyo ortak, şansınla küs barış.

[...]
Yazının devamını oku

06 Ekim 2009 Salı

güzel şeyler de olmuyor değil

godsy yazardı böyle. yani bi defa yazmıştı ben de çaldım:P

bilgisayarımla daha az samimi olalım diye odamdan çıkardım, en azından geceleri daha az girmekti hedefim fakat ve lakin mümkün olmadı. her gece feci bi adrenalin yaşıyorum heycan dorukta oo yee falan durumları. babiş çok çakal var ya, öyle böyle değil:) uyanıyo tuvalete kalkıyo, sonra çıkıyo, ben tabi o arada ışığı ve monitörü kapatıyorum, sonra geliyo merdivenin başına (bi kaç basamak çıksa kabak gibi meydandayım), ses dinliyo çıkmaya üşeniyo, bi süre bekliyo, başarılı olursam gidip yatıyo. şu ana kadar da hep başarılıydım Allah yakalanmaktan korusun:D ben de korkusuz korkak resmen ama ha, uslanmıyorum da:) neyse.

ya ben bu arada 2 yeni insanla tanıştım naber?:) Efsa var ya efsa, onunla görüştük cuma günü.. çok tatlı o :) sonracığma ffdekiler daha iyi bilir cherry mei chan, onunla da cumartesi görüştüm.. o da benim aşkım oluyo bizzat:) ikisini de çok sevdim harbi diyorum. severim işte ben öyle, buluşun benimle hıh:P

onun haricinde, biri var ve ben ona çok güveniyorum. ama yanlış yapıyomuşum gibi geliyo. ama bundan da emin değilim. bekleyip görelim:P

hmm ayrıca dün çoook şaşırdığım bi durum oldu. çok şaşırdım ama şaşkınlıktan yazamıycam şimdi :D şaka şaka ondan değil, yazmamam gerektiği için.

bi de şu var, böyle krem gibi tüpte manikür şeyleri oluyo hani, elini ıslatıp sürüyossun ovuyosun yıkıyosun falan. onlar iyi oluyo mu acaba çok merak ediyoum bilen yazsın mı lütfen:P

herşey bi yana, earl grey denilen çay iyiymiş, sevdim:)

görüşürüz öptüm.
Yazının devamını oku

04 Ekim 2009 Pazar

okuyun bunu, sonra konuşalım.

sinirle yazıyorum bunları, pişman olabilirim, ama umrumda değil.

ben kapalı-başörtülü-türbanlı (hangisini kullanıyosan) bi kızım, ok? gizliyosun utanıyosun baskıyla örttün şudur budur diyenler var madem, ha buyur açıklıyorum.

baya oldu ben kapanalı, ne kadar oldu söylemicem ama baya baya. ablam açıktı mesela. babamın haberi yoktu. teyzemlere gitmiştik, eve kapalı geldim babam evdeydi, gördü ve hayırlı olsun dedi. bu paragraftan anlayacağımız: aile baskısıyla kapanmadım.

sonra ortaokul bitti benim. anadolu lisesi sınavına giricez, derslerim de baya ii, unutmazsam takdir belgelerimin resmini çekip koycam şimdi. 4. sınıftan beri, son ana kadar her dönem takdir aldım, teşekküre düşmedim hiç. hiç zayıfım olmadı karnemde. neyse işte sınava giricez abimle ben, babam dedi nereleri yazıyosunuz. ben imam hatip dedim. sebep? başörtülü okumam gerek. ok dedi, buyur yak hayatını. küstü falan ihl yazıyorum diye. burdan anlayacağımız: imam hatibe gitmeye zorlanan değil, babasını kızdırıp imam hatibe giden birilerinin oluşu.

sonra lise başladı işte. uğursuzum ya girdiğim sene orda da başörtüsü sorunu başladı. imam hatipte başını açmak zorundasın, ne hoş. ben istesem en iyi üniversiteleri kazanacakken sırf kapalı okmak için oraya gitmişim, ama orda da açmalıyım. gel de s..ma böyle işe şimdi. bırakamam da okulu, olamaz yani yapamam ben.

hazırlık sınıfında 1 sene boyunca gidip geldim. 20 kız 10 erkek vardı sınıfta, başımız açıktı. diğer sınıfların çocukları görmesin en azından diye, teneffüslerde hemen kapanırdık biz, kapının camı vardı orayı kağıtla kapatırdık. gerizekalı müdürümüz gelip yırtardı, biz yine kapatırdık.. falan filan işte.

bu arada hazırlıktaki notlarım da ilk dönem (en dandiğinden başlıyım) beden:5, müzik:2, arapça:5, kuran:5, ingilizce:5. ikinci dönem full 5. sınıfta şarkı söylemedim diye 2 vermişti hoca ilk dönem:P ingilizcesi en iyi olan bendim sınıfta. zaten ingilizceci olmak isterdim ben. derste de çok konuşurdum. hoca beni erkeklerin olduğu grubun en ön sırasına sürgün etmişti, tek başıma orda oturuyodum:)

lise 1 başladı, bi 2 ay falan gittim. yine açığız, artı katsayı sorunu var malum. babam sürekli, "bido ünvye gidemicek yazık etti, hiç bişe olamıycak" gibi laflar ediyo. ben bunları duyup daha bi şevkleniyorum falan.. ne şevki be uydurdum, şevk mi kalır? ders falan dinlemedim, ha ama yine de ilk sınavların sonuçları geldi, fizikten 85 almıştım hala içime çalar. (kompozisyon da 87:P) işte matematiğim süperdir normalde, ama dinlemediğimden fonksiyonlardan hiç bişe anlamamıştım. ertesi gün sınav var. angut abim piridir matın. anlat diyorm, gülüyo dalga geçiyo. anlatmadı doğru süzgün. "eeh yeter lan başlarım böyle işe ben, sanki bi bok olucam liseyi bitirip, okuyamıcam da, neye uğraşıyorum" dedim, kapadım kitabı defteri, devirdim popomu bi güzel yattım. annemler inanamıyo tabi, babama söyleyemem sanıyolar.

söyyledim, okula gitmiycem ben artık dedim.

lise 1de okulu bıraktım.

ne güzel dmi? :)..

sonra geri dönmek istedim, babam izin vermedi. zamanında açıcaktın başını, okuycaktın dedi. bu da çok güzel tabi.

bi 8 sene mal hayatı yaşadım ben. babam ancak geçen sene ikna oldu, 1 senedir açıköğretimde okuyorum. lisede. cahilim yani baya, bi de kapalıyım, ona göre konuş konuşucaksan ya da konuşmıycaksan.

ha bi de neden sakladığıma gelince,hoş saklamadım sadece ifşa etmedim o kadar. bunun sebebi de birincisi, yaptığım yanlışların hataların bütün kapalılara mal edilmesi gibi bi durum söz konusu, aptal zihniyetler tarafından. şimdi açıkladım, artık sıkıcam kendimi mesela ben:) her istediğimi yazmıycam:) ikincisi de önyargı. ben blogda olsun ffde olsun baya insanla tanıştım, bi kaç tanesi önyargılı insanlarmış başörtülülere karşı, benim kapalı olduğumu öğrenince şaşırdılar.. nası yani, ama sen çok iyisin, çok neşelisin falan dediler. önyargıları yıkıldı biraz belki. belki değil, söylediler de bana hatta.. ve bu benim hoşuma gitti.. eğer bilselerdi hiç muhatap olmayacaklardı belki, yobaz diyip geçeceklerdi. benim de umrumda olmayacaklardı bu halde, ama şu an en sevdiklerimin arasındalar bunlar..

her neyse uzatmıycam kafam da dağildı zaten. ben artk böyleyim yani, kim nasıl davranacaksa çekinmesin, istemeyen okumasın, salaklar tutup da saklanıyosun utanıyosun zorla kapandın demesin, buyum ben. bu kadar.
Yazının devamını oku

02 Ekim 2009 Cuma

bence böyle yani

bişey diycem. hani kızlar belli zamanlarda ay nutellağğ, ay tatlığğğğ, ay çok duygusalım böhüğğğ diye zırlarlar ya, bana onlar biraz garip gelirdi. çünkü bende olmazdı. hala olmuyo tatlı çikolata krizi falan da, bu duygusal bozukluk olayı gerçekmiş abi. feci bişey.

anam ağladı 2 gündür böyle bi fenalık böyle bi bunalımlar bilmemne.. jokabonito adilyus'un böyle durumlar için bi lafı vardır ama çok terbiyesiz olduğu için söylemiycem.. sanki beni kesiyolar! diye değiştiricem. aynen öyle.

olmadık zamanda olmadık şeylere ağlıyo insan ya, tamam tuz biber olaylar da olmuyor değil ama abartmamak gerek ne biliyim.. abarttım :P

bi de (yine :p) aşık olcak gibi oldum. "sonra baktım olmıycak bişey, salladım" gibi bi cümleyi duymazsın benden bi gün, yok öyle artis olamam ben. yüz vermedi bana, o yüzden şeyoldu.

çok bozuldum ama ya. insan benim gibi biri varken yani, nası ya? ben buna çok şaşırıyorum işte. ben mesela kendime aşık olsam, kendim olarak çok sevinirdim ve elimi kor ayağımı öperdim. öyle güzel aşk yaşardık. bence süperim yani. bilmiyorum bana öyle geliyo. ben kimden hoşlanıyosam o bana aşık olmalı evet.

çok saçmaladım. isteyerek yaptım ama bunu. bence böyle. görüşürüz.
Yazının devamını oku

01 Ekim 2009 Perşembe

hayat oldukça şaşkınç

mesela ben şaşırıyorum, nası böyle davranabiliyo? nası başarıyo, nası sabrediyo? ben yapamıyoken o nası yapıyo?

sonra da hatırlıyorum, ben de onun yerindeydim. başkaları bana şaşırıyordu, ben şaşırtıyordum. bana normal geliyordu. geliyor.

ben seviyosam o nası sevmez? nası mümkün bu?

ben sevmiyosam o nası sever? neyim var benim?

gibi bişeyler.

ayrıca bi üzüntüm var. hepimizin var. ben unuttukça o cee yapıyo bana.

hani şey gibi değil bu, annem uyur mesela. uyuyalı 5 dakka olmuştur, uyanmak zorunda kalır. "tam da şimdi dalmıştım" der. inanırız.

ama başka bir gün. başka bir hafta. başka bir zaman. uyur. uyuyalı 1 saat 42 dakika olmuştur. o yine "tam da şimdi dalmıştım" der.

inanmayız, bidaha da hiç inanmayız ona. bu konuda.

bu öyle değil. gerçekten de unutmuştum. yenilerde. daha önce de öyle oldu. tam unuttum, hortladı.

eşşek değil. aşk da değil.

çok kötü bu. unutmak lazım. sildirmek.
Yazının devamını oku
 

abi sağ profilden al bizi

Fotoğrafım
bi dost
türünün ne ilk, ne tek, ne de son örneği. ama türüne az rastlanır. kötü anlamda.
Profilimin tamamını görüntüle

Son Yorumlar

Bi Dost için Ukturk tarafından çalınıp çırpılıp yapılmıştır:D

Ayrıca tüm hakları saklıdır. Çalanın alnını karışlarız. Hakkari'ye süreriz

Soru: Bir adam çilekleri tuzlayıp tuzlayıp atıyormuş. Neden?

Diger