"son zamanlarda değiştin, durup bi kendine bak ve çekidüzen ver" dediğinde, bana çocuk muamelesi yapmamasını söyledim, aptal muamelesi yapmamasını. ama ben zaten aptalım ki!
"dostum" diye bildiğin insan seni o sıfata layık görmediğini söylemişse günün birinde, sonra istediğin kadar barış, aramız düzeldi de, olmuyormuş! o zaten çıkarmış seni.
iyi de yapmış. bir "mükemmel"le dost olmak zaten zordu. nankörlük ediyorum şu an di mi? EVET, biliyorum bunu, bile-isteye yapıyorum.
haftalar boyunca ne sen onu ne o seni arar, ama sonra trip atan küsen o olur. sebep?? çünkü onun dertleri vardır, sana dünya laylaylom!
konuşurken bir esprine alınır, hem de olmadık bir şekilde! "yahu nasıl beklersin benden öyle bir laf, aşk olsun" dersin, "ben iyi değilim tamam mı!!!" der çeker gider. eywallah.
bir şeyine kızarsın istemeden, ama onu kırmamak için, durup dururken aramız bozulmasın diye düşündüğün için söylemezsin bunu ona, geçecektir nasılsa diye düşünürsün, karşılığında iki yüzlü, kıskanç, dost olmaya değmez adi bi insan oluverirsin.
seni uyardığını söyler bir kaç gün önce, kendine zarar veriyorsun yapma bnu der, anlayışla karşılarsın, sevinirsin hatta bunu söylediği için.
ama bir de başka bir şey anlatırsın ona, "şu bana böyle böyle dedi" dersin, "sen zaten çok değiştin" der. o lafı hak etmişim gibi.. sonra kıvırır tabi.
zaten iki yüzlü dedikten sonra da kıvırmıştır. başkasınaymış. hı hı, oldu.
ben de senin dostluğunu istemiyorum. benim için yaptığın onlarca, hatta yüzlerce şeyi unutmadım, sırf bunlar için bile belki bütün hataları üstüme alıp devam ettirmeye uğraşmam gerekirdi. ama o zaman gereklilik olurdu bu di mi? iki yüzlülük olurdu. yaptıklarının karşılığında senden helallik istemeyerek kendimi cezalandırdığımı düşünüyorum. benim hakkım geçtiyse, helal olsun. sen de ahirette al benden, yüreğin soğur o zaman.
---ayrıca, bunun konusu hiç açılmamıştı ama, sen bi yalancısın. söylemek istedim, bu kadar-